25 Eylül 2009 Cuma

Dragon Quest Wars Nintendo DSiWare’e Geliyor


Square Enix, Dragon Quest Wars oyununun Nintendo DSiWare’e koymak için hazırlıklarına devam ediyor. Bir Strateji oyunu olan Dragon Quest Wars oyunu geliştiricilerin ellerinde son şekillerini alıyor. Bu oyunda çeşitli canavarlara karşı zevkli bir mücadele içinde bulunuyoruz. Ayrıca yapılan açıklamada oyunun harita sistemi kareli harita metodu şeklinde geliştirilmiş. İşte oyundan bazı ekran görüntüleri;

Assassin’s Creed II PC Versiyonunda Gecikme

Ubisoft, Assassin’s Creed II oyununun PC versiyonunun çıkış tarihinin biraz itelendiğini duyurdu. Yaptığı açıklamada Assassin’s Creed II oyununun PC’ye çıkış tarihi 2010′un ilk çeyreği olarak değiştirildi.




Twitterdan yapılan açıklamada haber doğrulanırken “oyunun en iyi en kusursuz biçimde çıkartılabilmesi için bu geciktirmeyi uygun gördük ve bunu sizler için yaptık” ibaresi konuldu.



Ubisoftta bu haberi doğrularken gecikmenin diğer konsollara yansımayacağını ve diğer konsollar için oyunun çıkış tarihinin hala 20 Kasım olduğunu duyurdu.

24 Eylül 2009 Perşembe

Coldplay Tribute Concert

COLDPLAY TRIBUTE BAND TÜRKİYE TURNESİ / THISPLAY




Geçtiğimiz yılların en başarılı tribute band turnelerini organize eden Neu Promotions, yeni sezonu ülkemize daha önce hiç gelmemiş ve uzun bir süre daha izleme imkanımız olmayacak gibi görünen COLDLAY’in dünyaca ünlü tribute grubu “THISPLAY” ile açıyor.



Verdiği her konser "Sold Out" olan ve dünyanın en büyük alternatif rock gruplarından biri olarak kabul edilen Coldplay’in en önemli tribute grubu THISPLAY, 5 konser vermek için Türkiye’ye geliyor!



Sahnede 2 saat kalan grup, Viva La Vida, Lost, Fix You, Trouble, White Shadows, Daylight, Yellow, Talk, Low, In My Place, Politik, Don’t Panic, Clocks gibi şarkı seçimleriyle göz dolduruyor.



Sinetif.com ve Radiohead Türkiye Fan Club’ un tanıtım sponsorluğunu üstlendiği gecenin organizasyonu bugüne kadar en iyi tribute gruplarını ülkemize getirmiş olan Neu Promotions tarafından gerçekleştiriliyor. Coldplay Tribute Band Türkiye Turnesi, 6-10 Ekim 2009 tarihleri arasında Istanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Eskişehir'i kapsayacak.

Konserlerin öncesinde ısınmak için DJ Neu! setin başında Brit-Pop’dan Post-Punk‘a, Indie’den Dance Rock‘a uzanan şarkı seçimleriyle bizimle birlikte olacak.

23 Eylül 2009 Çarşamba

Naughty Dog: Uncharted 2 Nathan Drake’in Son Hikayesi Olmayacak

Eğer Nathan Drake’nin, Sony’nin bol kazançlı kahramanı Tom Raider ille yarışamayacağı için piyasadan silineceğinden endişe ediyorsanız, tasalanmanıza gerek yok. Çünkü Naughty Dog’dan yapılan açıklamaya göre Drake sevimli bir maceraperest ve hiç kimsenin gücü onu piyasadan silmeye yetmez.




Yapılan açıklamada:



“Uncharted 2 hikayesi henüz bitmemiz bir hikaye. Oyundaki senaryo bütün hikayeyi kapsamıyor. Yani insanlarında istediği gibi Uncharted 2 hikayesinden devam edilecek. Fakat önceki oyunu oynamayanlar yeni oyunlarda zorluk çekmeyecekler. Her oyun bir önceki hikayeyle ufak bağlantıları olmasına rağmen kendi içinde bir macera şeklinde olacak.” denildi.

Aion: Collector’s Edition Zirvede

Görünen o ki Aion: Collector’s Edition bu aralar çok popüler bir oyun. Bu oyun hem Steam hemde Direct2Drive’nin grafiklerinde en üstte görünüyor. Tabi bu veriler 19 Eylül Haftasına ait veriler.




Batman: Arkham Asylum oyunuda çok kötü sayılmaz. Bu oyunda Steam’da iki D2D’de üçüncü olarak saygı görmeyi hakettiğini bir kez daha kanıtladı. İşte Steam ve D2D listeleri:



Steam



* Aion Collector’s Edition (Pre-Sale)

* Batman: Arkham Asylum

* Resident Evil 5

* Star Wars Jedi Knight Collection

* Garry’s Mod

* Left 4 Dead

* Red Faction: Guerrilla

* Aion Standard Edition (Pre-Sale)

* Counter-Strike Source

* Champions Online



Direct2Drive



* Aion Collector’s Edition (Pre-Sale)

* Champions Online

* Batman: Arkham Asylum

* Fallen Earth (Pre-Sale)

* BioShock

* The Chronicles of Riddick: Assault on Dark Athena

* Need for Speed SHIFT

* Star Wars: Knights of the Old Republic

* Majesty 2: The Fantasy Kingdom Sim

* Aion Standard Edition (Pre-Sale)

Batman’in Yeni DLC’si Yarın Geliyor

Eidos Batman: Arkham Asylum için yeni bir indirilebilir harita paketi duyurmuştu. Bu paket için çıkış tarihi olarakta 24 Eylülü yani yarını göstermişti.





The Prey in the Darkness Playstation Networktan ve Xbox Live’den indirilebilecek. Bilindiği üzere daha öncedende de Batman: Arkham Asylum oyununa çeşitli DLC’ler getirilmişti.

Nintendoya Yeni konsollar


Square Enix Yönetim kurulu başkanı Yoichi Wada Nintendo Wii konsollarının yeni versiyonlarının 2011 yılında çıkartmayı hedeflediklerini söyledi.




Kullanılabilirliliğin arttırılacağı yeni konsolların işlevselliğinin PS3 e veya Xbox 360′a yaklaştırılacağını bunun yanında konsola yeni kontrol mekanizmaları ekleneceğini ifade etti.



Microsoft ve Sony’nin üzerlerinde çalıştıkları hareket algılayıcı sistemler hakkında da yorum yapan Wada bu sistemlerin söylenildiği gibi sınırsız özgürlük çerçevesinde yapılamayacağını belli bir sınırın olacağını düşündüğünü söyledi. Wada sözlerini şu şekilde sonlandırdı:



“Zaten hali hazırdaki konsollarda bir çok özellik mevcut. İnternetten oynayabilme, Blue-ray player, DVD player ve oyun oynama özelliği. Bu özelliklerin yanına hareket algılayıcı özelliği ancak bir ilave olur. Ve belli zamanlarda bazı oyunlardaki eğlenceyi arttırmakatan öte gitmez. Bu yüzdende piyasası dar kalacaktır.” dedi.

Yeni Avrupalı DSI Renkleri



Nintendo Avrupaya özel ürettiği yeni DSi renklerinin çıkış tarihini 23 Ekim olarak duyurdu. Facebook ve Flipnote Studio gibi özellikleri destekleyen yeni DSi’ler farklı renkleriylede oyunseverlerin dikkatini çekeceğe benziyor. Bu yeni renkler Metalik Mavi, Açık Mavi ve Kırmızı.




Bunun yanında Nintendo yeni el konsolları için promosyon yapmayı da ihmal etmedi. Nintendo DSi Shoplardan ve ya internet üzerinden Nintendo DSi alan herkese 1000 DSi puanı ücretsiz olarak verilecek. Bu promosyonun son bulacağı tarhi se Mart 2010.

22 Eylül 2009 Salı

Football Manager 2010′un Çıkış Tarihi Açıklandı

Tüm managerlik oyunları içerisinde en popüleri olan Football Manager 2010′un çıkış tarihi açıklandı.Football Manager oyun serisinin her bir oyununda oyunun hayran kitlesinin sayısı artıyor. SEGA tarafından yapılan açıklamada Football Manager 2010 oyunu iki ayrı şekilde çıkartılacak. 30 Ekim tarihinde internetten indirilme şekliyle satın alaınabilecek oyun 2 Kasım tarihinde ise oyun storelerdeki raflarda yerini alacak.

Batman tuttu yolu gidiyor

Square dün yaptığı açıklamada Batman: Arkham Asylum oyununun 2,5 milyon adet kopya sattığını duyurdu. Şirkette bu durumdan oldukça memnun görünüyor. Eidos CEO’su Phil Rogers yaptığı açıklamada:




“Batman: Arkham Asylum yılın en önemli oyunudur. Oyunla ilgili sitelerde gerçekten övgü dolu incelemeler ve oyundan hoşnut oyunseverler görüyorum. Zannedersem bu aralar herkes bu oyunu oynuyor.” dedi.



Batman: Arkham Asylum oyunu PC versiyonu şuanda tüm DLC’leri ile birlikte tamamlanmış vaziyette.

Sıradaki GTA oyunu ne zaman geliyor?


Sırada ki Grand Theft Auto oyunu için ne kadar bekememiz gerekiyor? Bir sonra ki GTA oyunu ne zaman çıkartılacak? İşte Wedbush Morgan analizcisi Mİchael Pachter bu soruya kısmen de olsa bir cevap verdi.




Patcher “Biz GTA serisinin yeni oyununu 2010 yılının içerisinde bekliyoruz fakat bu kesin bir tarih değil. Serinin yeni oyunuyla ilgili taze bilgiler Take-Two’nun mali yıl durumunu açıklayacağı 31 Ekim tarihinden sonra elde edilebilecek.”



Oyun piyasasında dolaşan haberlerde ünlü analizciyi doğrula nitelikte. Yapılan yorumlarda yeni GTA oyununun 2011′i bulabileceği, bu tarih olmasa bile 2010 Kasımından önce çıkamayacağı konuşuluyor.

Resident Evil 5 İnceleme

Bir çok oyuncunun belkide çıkmasını beklediği tek oyun olan, kendisine has konusu, oynanış biçimi ve bitmek bilmeyen heyecanıyla Resident Evil serisinin son halkası olan Resident Evil 5 çıktı. Oyunun konusu artık oyuncular tarafından okadar iyi biliniyor ki burada konuyu tekrar tekrar anlatmaya gerek görmüyorum. Kısaca bir T-Virüsü ve birde bu virüsün insanları birer akıllı, ölüm makinesi zombilere çevirdiğini söyleyelim sanırım yeter. Bundan çok, oyunun önceki halkası olan Resident Evil 4’ten farkı var mı, yenilikler – artılar – eksiler nedir,heyecan faktörü yine mevcut mu bir an önce bunlara geçsek sanırım daha iyi yapmış olacağız.
Böyle Ortağa Can Kurban


Oyuna başlamadan yeni oyunun konusunu okudum. Afrikaya git orada birşeyleri araştır falan filan. Kendi kendime dedimki her şey iyi hoşda bu yapımcılar, Afrikanın sıcağında, çöllerinde bu Allahın garip kulu Chris Redfield bir başına napar neder, canı sıkılır mı, her tarafta zombi adam bir insan suretine muhtaç kalmaz mı diye hiç düşünmezler mi dedim. Ama oyuna girdiğimde gördüm ki düşünmüşler ve bize bir ortak vermişler. Ortak ama ne ortak. İnanın Sheva Alamora adındaki bu hatun ortağımı bu kadar çok sevmemin esmer olsun çamurdan olsun felsefesiyle hiçbir alakası yok . Yada tamamen o yüzden değil . Ama şunu itiraf edeyim ki her ne kadar ortağımı ilk gördüğümde hemen kanım kaynamış olsa da aklımın bir köşesinde zombiler yetmezmiş gibi birde bunu koruyacağım düşüncesi geldi yerleşti. Fakat daha oyunun en başından itibaren gördüm ki gerçek hiçde benim düşündüğüm gibi değil.
Yetiş Sheva!


Resident Evil 5 yapımcılarını gerçekten tebrik etmek lazım. Çünkü ilk defa bir oyunda ortağını koruma derdi ortadan kalkmış. Bunun yanında çoğu kez ortağımız bizi üzerimize atlayan örümceklerden, onlarca zombiden ve ölüm anında son nefesimizi vermekten gelip kurtarıyor. Etraftaki varilleri parçalayıp bonusları topluyor. Bunun yanında çokda paylaşımcı bir arkadaşımız İki tane mermisi olsa bir tanesini bize veriyor . Tek dezavantajı oda bizim elimize bakıyor. Yani onada silahları biz alıp veriyoruz ama, zaten kendi parasının çok daha fazlasını oyun içinde kazanıyor . Ortağımızın diğer ortaklardan gerçekten farklı olduğunu son bir detayla noktalayalım, Resident Evil 5’de ortağımıza silahımızı doğrulttuğumuzda adeta kaçacak delik arıyor . Kısacası ilk defa bu oyun sayesinde kendisine yeten ve benide koruyan bir ortağım oldu
4’ten 5’e Ne Değişti


Resident Evil 5’in öyle bir özellik var ki bu onu serideki diğer bütün oyunlardan farklı kılıyor. Evet o özellik Resident Evil ‘te artık mouse’de devrede. Serinin diğer oyunlarında mouse’yi yön vermek amacıyla kullanamıyorduk ama son oyunda bu özellik mevcut. Benim yorumumu soracak olursanız bu özellik bende olumlu bir izlenim bıraktı. Bunun yanında önceki oyunda bulunan çantamızda değişiklik yapma özelliği kaldırılmış. Şarjör bitiminde yine otomatik değişim yapılmıyor. Ve artık sadece Resident Evil 5‘e odaklanalım.
Heyecan Fırtınası


Oyunu genel olarak bu sözlerle değerlendirebilirim. Daha ilk dakikada başlayan adrenalin bombardımanı bir iki bilmece bölümü dışında hiç hız kesmeden devam ediyor. Öyleki oyunda zombiler bizi bir an bile yalnız bırakmıyorlar. Akın akın üzerimize gelen zombileri adeta mermi manyağı yapmak iyi güzelde birde yönettiğimiz karakter aldığı komutlarda koşmayı bırakmasa çok daha iyi olacaktı. İşte oyunda en çok canımı sıkan şeylerden bir tanesi bu. Düşünsenize ardınızda onlarca zombi ve siz kurşun yağdırarak onlardan kaçıyorsunuz. O anda şarjör boşalıyor ve doldurmanız gerekiyor fakat gelin görün ki, onlarca metrelik yerlerden atlayıp zıplayan, bir çok çeşitte silahı kullanabilen, sniper,pompalı tüfek, uzi gibi silahları zorlanmadan kullanan Chris, hareket halindeyken bir şarjörü değiştiremiyor. Hadi neyse buda oyundaki adrenalini artıyor diyelim. Gerçekten zombilerin hepsinin birden siz şarjörü değiştirmek için durduğunuzda üstünüze atlaması biri mızrağı sokarken diğerinin karnımızı deşmesi çok atraksyonel oluyor
Testere Resident Evil 5′te                                          Oyunda aklıma en çok kazınan şeylerden bir tanesi elinde elektrikli bir testere kapmış manyak bir zombinin beni kovalaması. Onu ilk öldürdüğümde nereden bileyim adamın bize taktığını ve ilerleyen bölümlerde sürekli karşımıza çıkacağını. Ama sonlara doğru artık karşısındaki Chris’in o ilk başlardaki ezik Chris olmadığını anladı. Çünkü ilerleyen bölümlerde tahrip gücü çok yüksek silahlara sahip oluyoruz. Bunun yanında bu tarz oyunlarda en sevdiğim etkinlik olan silah upgrade imkanı çok hoşuma gitti. Hoşlandığınız silahınızı kendinize has yapabilir onu geliştirebilirsiniz



Sürekli Heyecana Vurulan Darbeler


Oyunun genelinde büyük bir heyecan olduğunu, bununda Resident Evil 5’e ayrı bir hava kattığını söylemiştik. Ama böyle oyunlarda, oyun yapımcıları oyuna birkaç saçmalık dahil etmeseler herhalde rahat edemeyecekler. Bir tanesini zaten söylemiştim. Koşarken değiştirilemeyen şarjör. Diğerini şöyle anlatayım. Biraz önce bahsettiğim elektrikli testereyi eline kapmış olan zombi tarafından kovalanıyorum. Bir binanın üst katında beni sıkıştırdı. Neyseki balkona kaçtım ve balkındaki bir boşluktan aşağıya atlamak için hareketlendim o anda bu saçmalığı fark ettim : “F” işareti çıkmadı. İki adım yana kayayımda F çıksın diye uğraşırken bizim racon kestiğimiz zombi geldi kafamızı kesti. Böyle gerilim dolu, her an kovalamacanın yaşandığı bir oyunda 20 santimlik bir yerden bile otomatik atlayamamanın mantığını ben anlayamadım. Hadi yüksek yerlerden yada karşıdan karşıya atlarken bunu anlayabiliyorum ama çıktığımız bir kutunun üzerinden atlarkende bunu yapmayın ya.
Oyun GrafikleriResident Evil 5 grafikleri son derce güzel. Gerek çevre görüntüleri olsun, gerek karakter görüntüleri olsun son derece güzel olmuş. Fakat patlama ve ölüm sahnelerinin Resident Evil 4 ile aynı olduğu gözümüzden kaçmadı. Bunun yanı sıra oyundaki bonus hayvanlarda çok etkileyiciydi. Örneği kümeslerde bulunan tavuklar, varillerden çıkan yılanlar ve gölde bulunan timsahlar oyuna renk katmış. Ama timsahlara özel bir parantez açmak istiyorum. Çünkü onlar bizi oyunda tek bir darbede öldürebilen ender canlılardan. Oyundaki ses grafikleride son derece başarılı olmuş. Patlama sahneleri ve çatışma anlarında ki sesler son derece inandırıcı olan seslerden.


Genel Yorumlar


Resident Evil 5 oyunu gerek çatışma sahneleri, gerek silah çeşitliliği gerekse ortağımızla girdiğimiz büyük maceralar açısından olsun son derece keyifli bir oyun olmuş. İncelememizde zaman zaman saydığımız eksiklikler bu serüveni birazcık baltalasa da yinede Resident Evil 5 hafta sonu tatillerimizi değerlendirmek için güzel bir seçenek olarak aklımızda bulunması gereken bir oyun.







Genel : 91


Grafik :90


Ses :90


Eğlence :93






Coldplay Tributeband Türkiye Turnesi

Geçtiğimiz yılların en başarılı Tribute Band turnelerini organize eden Neu Promotions, yeni sezonu ülkemize daha önce hiç gelmemiş ve uzun bir süre daha izleme imkânımız olmayacak gibi görünen COLDPLAY’in dünyaca ünlü tribute grubu “THISPLAY” ile açıyor.





Verdiği her konser ” Sold Out” olan ve dünyanın en büyük alternatif rock gruplarından biri olarak kabul edilen Coldplay’in en önemli tribute grubu THISPLAY, 5 konser vermek için Türkiye’ye geliyor!



Sahnede 2 saat kalan grup, Viva La Vida, Lost, Fix You, Trouble, White Shadows, Daylight, Yellow, Talk, Low, In My Place, Politik, Don’t Panic, Clocks gibi şarkı seçimleriyle göz dolduruyor.



Sinetif.com ve Radiohead Türkiye Fan Club’ un tanıtım sponsorluğunu üstlendiği gecenin organizasyonu bugüne kadar en iyi tribute gruplarını ülkemize getirmiş olan Neu Promotions tarafından gerçekleştiriliyor. Coldplay Tribute Band Türkiye Turnesi, 6-10 Ekim 2009 tarihleri arasında Istanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Eskişehir‘i kapsayacak.



Konserlerin öncesinde ısınmak için DJ Neu! Setin başında Brit-Pop’dan Post-Punk‘a, Indie’den Dance Rock‘a uzanan şarkı seçimleriyle bizimle birlikte olacak.



Bu etkinlikle ilgili İzmir, Ankara ve İstanbul biletleri, biletix‘te satışa başladı. Satın almak için buradan buyrun.

X-Men Origins:Wolverine İnceleme

Belki Wolverine incelemesinde geç kaldık ama düşündüm ki böyle bir oyunun incelememesinin sitemizde bulunmaması hiç hoş olmazdı. Bunun yanı sıra henüz oyunu oynamamış ve oynayıp oynamamada tereddüt eden bir arkadaşımıza bile yol gösterebilirsek ne mutlu bize. Evet bu incelememizde Wolverine oyununu ele alacağız. X-men kahramanları içerisinde belki de en ünlüsüdür Wolverine. Muhtemelen; demir tırnakları, karizmatik tipi ve X-men karakterleri içerisinde en makul olanı olması bu popülerliğinin başlıca sebeplerindendir. E durum böyle olunca Wolverine’nin oyununun yapılması da kaçınılmaz oluyor.İşte Başlıyoruz


Oyuna doğal olarak bir sinevideo ile başlıyoruz. Hemen ilk eleştirimi yapmak istiyorum; Burada ilk defa Wolverine’yi görünce biraz hayal kırıklığı yaşadım. Wolverinenin o karizmatik tipi sinevideo’ya yansıtılamamış ama ara videolarda ve oyun içi grafiklerde görüntüler son derece başarılı olmuş. Neyse daha bismillah eleştirmeyelim ve devam edelim. Bu giriş videosunda Wolverine adeta bizleri kendisine hayran bırakıyor. O kadar şekil hareketler yapıyor ki insanı ilk anda kendisine bağlıyor. Ama sütten ağzım yandığı için hemen “ acaba bu hareketleri bende yapabilecek miyim yoksa yine Transformers: The Revenge of The Fallen oyunundaki gibi hüsrana mı kapılacağım diye düşündüm. Cevap mı ? Cevap: kesinlikle hayır.
Savaş mı istiyorsunuz, Buyrun En Alası


Oyuna, içinde bulunduğumuz helikoptere bir roket isabet etmesi sonucu, helikopterden atlamamızla başlıyoruz. Daha ilk dakikadan büyük bir kaos’un ve savaşın içine düştüğümüz anlaşılıyor. Ama yine ilk andan itibaren Wolverine’nin muhteşem gücüne şahit oluyoruz. Bize karşı açılan ateşe ve saldırılara hiç aldırmamıza gerek yok çünkü Wolverinenin kendisini zor yaralanan ve kendisini yenileyen vücudu bize ilk anda tuşları ve yapabileceklerimizi test etmemiz için yeterli imkanı sağlıyor. Bunları keşfettikten sonra ise eğlence başlasınnnn!
Hadi Sınırları ZorlayalımOyuna 25-30 dakika içerisinde tamamen alıştım ve o anda şunu fark ettim: Çok eğleniyorum. Gerçekten yapabileceğim bir çok farklı hareket, çeşitli dövüş stilleri ve onlarca silahlı askere karşı durup şöyle bir baktıktan sonra “ Siz bittiniz “ demek gerçekten çok büyük bir keyif. Üstelik oyundaki ölüm ve dövüş sahnelerindeki ayrıntılar beni kısa sürede oyuna bağladı. Odadan odaya laptopumu götürmeyen ben( biraz da gideceğim misafirlikteki can sıkıntımı düşünerek) gittiğim misafirlikte yanıma aldığım laptopumda oyuna büyük bir keyifle devam ettim. Oyuna devam ettikçede oyunla ilgili bir başka gerçeği gördüm: Oyunun aslında sağlam bir konusu ve ilerleyiş hikayesi yok. Yani oyun da amaç öldürmek, katletmek, yakıp yıkmak. Tabi bir sonuca endeksi var ama aralarda ek konular, görevler son derece kısıtlı . Bu yönüyle oyunda bir amaç arayan arkadaşların bir süre sonra sıkılacağını ve oyuna karşı ilk baştaki ilgilerini yitirebileceklerini de belirtmeliyim.


Ne Demiştik? Ha Detaylar…İlk olarak şunu belirtmeliyim ki X-Men Origins Wolverine oyununda savaşmak ve öldürmek çok büyük bir zevk. Belkide bu zevki böylesine büyük yapan öldürdüğümüz adamları adeta çiçek budar gibi budayabilir olmamız. Yani öyle Kore filmlerinde ki gibi adama nasıl vurursan vur adamın vücudunda bir çizik oluşup muhtemelen de aşırı kan kaybı sonucunda ölmüyorlar. Bu oyunda görseller öyle güzel sağlanmış ki kestiğimiz askerin kimisinin kolu kopuyor, kimisinin bir bazen iki bacağı. Buda oyuna ayrı bir zevk, ayrı bir tat vermiş. Bunun yanında üzerine uçarak gelen bir askerede gerekli tuş konfigirasyonunu sağlamanız halinde atlayıp havada karşılık verebiliyorsunuz. Çevre detaylarına gelecek olursak, orman içerisinde koştururken yanımızdan geçen bir maymun suratımızda küçük bir gülümsemeye yol açıyor. Hoş hep aynı maymun diye tahmin ediyorum ama olsun :). Ve oyunda en çok hoşuma giden şeyi söylüyorum: Ara videolar. Gerçekten oyun çok kaliteli ara videolarla desteklenmiş. Yanlış anlaşılmasın görsel güzellikten bahsetmiyorum, benim bahsettiğim hareketler,sahneler. Yiğidi öldür hakkını yeme, her nekadar ara videolar beni grafik bakımından tatmin etmemiş de olsa inanılmaz sahneleri içinde barındırmasına hayran kaldım. Kaç tane aravideo da vaauuuuuv çektiğimi ben bile bilmiyorum. Bu konuda da zannediyorum ki sizlerde benim gibi düşünüyorsunuz ya da düşüneceksiniz. Ve son olarakta Batman: Arkham Asylumda da detektif mod olarak gördüğümüz ekstra yardım modunun, daha önce bu oyunda karşımıza çıktığını da hatırlatalım.




Ölümsüzlüğe Bir Adım:
Hepimizin bildiği gibi Wolverine’nin vücudu kendisini yenileme özelliğine sahip. Yani ne kadar yara alırsak alalım. Düşmanların icabına baktıktan sonra dinlenme aşamasında vücudumuz derhal kendisini yeniliyor ve can göstergemizde tekrar doluyor. Zaten oyunda ölmek gerçekten büyük maharet isteyen bir iş. O yüzden oyuna ilk aşamada harda başlamak mümkün olmadığı içinde kesinlikle normal moda başlamanızı tavsiye ediyorum. Çünkü easy modu çok ama çok basit oluyor buda oyundan alınan zevki azaltıyor. Ne diyorduk, can göstergemiz tekrardan dolabiliyor. Buda yetmezmiş gibi birde öldürdüğümüz adamlardan bonus biriktirip level atlıyoruz ki zaten bizimle başa çıkamayan zavallı askercikler, artık karşımızda sadece kesilmesi gereken 2 kolu ve 2 bacağı olan cansız mankenler durumuna düşüyorlar.



Peki ya Grafikler

Oyunu ilk açtığımda grafik ayarlarının minimumda olduğunu fark etmedim. Ve gerçekten büyük hayal kırıklığı yaşadım. Neyseki daha sonradan tavsiye edilen sistem ayarlarını girerek oyunu sanki ilk defa açıyormuşum gibi baştan açtım ama yinede zannedersem bir önceki deneyimimin etkisinden olacak, grafikler gözüme inanılmaz derece de mükemmel gelmedi. Fakat her şeye rağmen günümüz oyunlarıyla kıyaslandığında grafiklerin standardın üstünde yada halk dilini kullanmak gerekirse kalbur üstü olduğunu rahatça söyleyebilirim. Ses efektlerine gelecek olursak, bu konuda içim son derece rahat bir şekilde çok güzel olmuş diyebilirim. Son oyunların hemen hemen hepsinde büyük özen gösterilen çevre hasar grafikleride yine X-Men Origins: Wolverine oyununda güzel olmuş diyebileceğimiz özelliklerden. Fakat yinede çevre ve karakter grafiklerinin daha güzel yapılabileceği kanaatindeyim.


İsterseniz ilk olarak kendimce olumlu gördüğüm tarafları belirteyim; Bir kere her şeyden önce çok zevk alarak oynadığım bir oyundu, daha sonra kaliteli dövüş sahneleri ve birbirini tamamlayan kombolarla adamları biçmek ayrı bir zevkti, çok zor olmayan oynarken zorlanmadığım bir oyundu, bunların yanında kaliteli ses efektleri, oyun içi yönlendirmeler ve küçük ama güzel detaylar ve en güzeli mükemmel sahnelere sahip ara videolar benim için + değerlerdi. Oyunun “–“ yönlerine geçersek; yine benim nacizane fikrime göre özellikle wolverine karakter görüntüsü daha kaliteli olabilirdi, bunun yanında oyun içi tuş seçiminde ki anlaşılmaz tercihler beni oyunun bazı bölümlerinde zorladı. Göreve atanan tuşların kullanımının zorluğu bence büyük bir hataydı. Yine oyunda sadece bir “save” hakkımızın olmasıda bilgisayarını paylaşmak zorunda olanlar için affedilmez bir eksiklikti. Tüm bu “+” ve “-“ leri göz önüne aldığımızda; X-Men Origins: Wolverine oyununu henüz oynamadıysanız kesinlikle bir an önce oynamanızı öneriyorum. Hoşçakalın, Bizle kalın




Genel : 89

Grafik : 86

Ses : 87

Eğlence : 94















Batman Arkham Asylum İnceleme


Batman: Arkham Asylum


Çok uzun zamandır demosuydu, traileriydi, ekran görüntüleriydi ha çıktı ha çıkacak diye beklediğimiz Batman: Arkham Asylum oyunu sonunda çıktı. Hem de ne çıktı ama! Tüm dünya listelerinde satışları alt üst ederek birinciliğe yükseldi. Bu yetmezmiş gibi oyun dünyasının en büyük istatistikçileri, oyun sitelerinin Batman’e verdikleri puanları araştırdı ve çıkan sonuç inanılmazdı. Batman’e verilen puanların ortalaması 100 üzerinden 92. Bu her oyuna nasip olmayacak bir puan ortalaması. Peki Batman: Arkham Asylum bu puan ortalamasına yapımcı ve dağıtıcı firmalarının kudretiyle mi ulaştı ya da Batman’in popülerliği oyuna başarılı demek için yetti mi! Yoksa gerçekten Batman: Arkham Asylum oyunu bu yılın en mükemmel oyunlarından birisi mi? İşte bu soruya kendimce bir cevap bulabilmek için oyunu oynadım ve kendi nacizane görüşlerimi sizlerle paylaşıyorum.
                       Oyun Etkileyici Bir Giriş Videosuyla Başlıyor
Batman: Arkham Asylum ön incelememizi okuyan arkadaşlar hatırlayacaklardır. Oyunun güzel bir video ile başladığını söylemiştim. Ama şimdi düzeltiyorum; Oyun çok güzel bir giriş videosuyla başlıyor. Oyunun demosunda kısa tutulan giriş videosu tam sürümde tüm etkileyiciliğiyle bizlere sunulmuş. Başlangıçta Batman Jokeri arabasıyla Arkham Asylum’a getiriyor ve görevlilere teslim ediyor. Joker götürülürken Batman’in kontrolü kısıtlı olarak bize geçiyor ve Joker’in götürülüşüne eşlik ediyoruz. Doğrusunu söylemek gerekirse bu seramoni birazcık uzun sürüyor ve birazcık insanda “hadi ya kaçacaksan kaç artık bizde başlayalım” duygusu yaşatıyor. Ama İngilizcesi olan arkadaşlar ister diyaloglardan isterse oyunun girişinde açabileceği alt yazı özelliği sayesinde Jokerin tehditlerini okuyarak eğlenebilir. Ama yinede gözünüzde büyütmeyin öyle 10-15 dakika süren bir olay değil bu. 2-3 dakika kadar sürüyor ama benim gibi uzun zamandır Batman’i oynamak için bekleyen arkadaşlara da eminim bu süre uzun gelecektir. Neyse konuya dönecek olursak Jokere eşliğimiz bir yerde son buluyor ve o bölgeden sonra Joker’i görevliler tek başına götürüyor. Derken bu arada Joker görevlileri etkisiz hale getirip önceden Arkham Asylum’a sızmış olan yardımcısının da katkılarıyla kaçmayı başarıyor. Ve bu andan itibaren oyunun kontrolü bize geçiyor.
“ Joker kaçtı, ama bu fazla uzun sürmeyecek” (Batman)


Joker’i kovalamak için koşacağımız anda Joker’in adamları önümüzü kesiyor ve oyun tüm görsel güzelliğiyle başlıyor. Daha ilk dövüşümde oyunun ne kadar zevkli olacağını anladım. Çünkü Batman’e oyunda inanılmaz dövüş kabiliyeti imkanı sunulmuş. 4-5 adamla aynı anda dövüşmemiz ve onları etkisiz hale getirmemiz içten bile değil. Ama dövüş de dövüş hani. Öyle bildiğimiz sokak dövüşleri gelmesin aklınıza. Batman son derece efektif bir şekilde dövüşüyor. Burada yapımcılara ilk teşekkürümü ettim. Çünkü dövüş sahneleri son derece başarılı olmuş. Batman’in yaptığı tüm hareketler, kombolar orantılı, temiz ve kabul edilebilir olmuş. Yani öyle normal bir insanın yapamayacağı şeyler değil. Öyle ki insan dövüşürken çok kere kendisini kaptırıyor ve “bu kadar mı pislik herifler, tüm yapabildiğiniz bu mu” diyor. Ama şunu belirteyim bunu söyleyen insan oyunu easy modunda oynuyor . Dövüşlerde göze çarpan ikinci şey ise dövüş esnasında ki slow-motion sahneler. Bazen dövüş sırasında çok etkileyici bir kombonun bitirilişi slow-motion sahnesiyle oluyor. Bu bazen bir döner tekme, bazen de bir dirsek darbesi oluyor ve vurduğumuz adam uzaklara doğru bir uçuşa geçiyor.
Bilmeceler Bilmeceler…


Oyunda ilerledikçe tek uğraşmamız gereken şeyin bizden dayak isteyen adamlar olmadığını anlıyoruz. Bunun yanında bazı zamanlar bizi onlardan daha çok uğraştıran bir başka şey ise : Bilmeceler. Oyun bu anlamda çok zengin bir içeriğe sahip. Oyunda sık sık bilmecelere başvurulmuş. Yine İngilizcesi olan arkadaşlar için bu bilmeceler çok zorlayıcı olmayacaktır ama yeterli seviyede İngilizcesi olmayan arkadaşlar zaman zaman zorlanabilirler. Bilmecelerin zorluk seviyesinin bölüm geçtikçe artmasına rağmen yinede bizleri sıkmıyor. Çoğu zamanda bilmeceyi çözdüğümde ya bumuydu dediğimi biliyorum. O yüzden sizlere tavsiyem çok fazla detaylara takılmamanız. Bilmeceler çoğu zaman size sorulduğu yerde oluyor.
Gizli Kal Çok YaşaEvet, aslında oyunun altın kuralını bu sözlerle açıklayabiliriz; “Gizli kal, çok yaşa”. Çünkü gerçekten oyunda gizlenmek, sessiz hareket etmek çok önemli. Oyunun başlarında bunu pek önemsemeyebiliriz, ama ilerleyen bölümlerde sık sık o ölüm anında Jokerin gelip bizimle dalga geçme sahnesini yaşamak istemiyorsak bu kurala kesinlikle uymalıyız. İşin ilginç yanı ise bu gizlilik bir süre sonra ilginç biçimde insanın hoşuna gidiyor. Etrafta onlarca adam varken arkadan sessizce yaklaşıp adamları bayıltmak ve bu şekilde tek tek mekanı temizlemek bize kendimizi Battal Gazi, Malkoçoğlu, Kara Murat gibi hissettiriyor. Ama burada hemen aman dikkat bu duyguya çok fazla kapılmayın diyorum. Çünkü her ne kadar sessizlikte Kara Murat kadar başarılı olsak da iş onlarca silahlı adama karşı dövüşmeye gelince o kadar başarılı olamıyoruz. Hem bizim karşımızda ki adamların silahları kılıç değil son teknoloji taramalı tüfekler:). Bu adamlar sizleri gördükleri anda onlarca kurşunu üzerinize boşaltıyorlar. Ve sizden oyunu oynayan birisi olarak bir ricam var: Lütfen ölmeyin. Çünkü yaşarken tüm haşmetiyle, karizmasıyla ayakta dimdik duran Batman, öldüğü zaman zavallı acınası bir hal alıyor. Vücudu iki büklüm olup tüm karizması yerle bir oluyor.


Arar bulurum İzinii


Batman: Arkham Asylum oyununun belkide en güzel yönlerinden birisi Detektif Modu. Bu mod sayesinde tabiri caizse bizden ne uçan ne kaçan hiçbir şey kaçamıyor. Bu moda geçtiğimiz zaman çevredeki tüm insanları canlı mı yoksa ölümü olduklarını anlayabiliyoruz. Aramızda duvarların olması hiç önemli değil, her durum ve şartta bu özellikle düşmanlarımızı, silahlı olup olmadıklarını anlayabiliyoruz. Bunun yanı sıra ilerleyen bölümlerde aldığımız bir alet sayesinde yine detektif modunda çürük ve patlatabileceğimiz duvarları bulup bu aletle patlatabiliyoruz. Oyunda yine bir çok ipucunu bu sayede yakalamak mümkün oluyor.
Ve şu çok meşhur grafikler


Grafikler belkide oyunun en çok merak edilen yanıydı. Oyunu oynamış birisi olarak gerek ana grafiklere gerekse detaylara hayran kaldım. Bir kere oyunun genelinde tüm karakter grafikleri olağanüstü başarılı olmuş. Hepsinden öte Batman’in görüntüsü ve karakter özellikleri görselliğe çok güzel aktarılmış. Çevre görüntüleri de yine son derece başarılı olmuş. Patlamalarda oluşan hasarlar da yine başarılı sayabileceğimiz özelliklerden. Her ne kadar oyundaki her objeye zarar veremiyor da olsak ve yağdırılan onca kurşun zırhımızda bir tane delik açmazken nasıl öldüğümüzü anlamasamda bu küçük eksiklikleri görmezlikten gelebiliriz. Detaylara bir örnek verecek olursak mesela, ayak altındaki ufak objelerde yürüyüş anında ayağımıza çarpıyor buda oyunda gerçeklik hissini artırıyor.
Genel Değerlendirme


Batman: Arkham Asylum oyunu bir oyunsever olarak benim beklentilerimi karşıladı. Bir süper kahramana büründüğüm bu oyundan gerçekten çok büyük zevk aldım. Sağlam ve bilinen bir konu, kolay oynanabilir olma özelliği, kaliteli görüntü ve ses grafikleri, geniş ve serbest bir harita imkanı, olayların değişik mekanlar da sürdürülebilmesi, ve yönlendirici bilgi ve ara videoları bana göre oyunun olumlu taraflarıydı. Olumsuz tarafları ise; her objeyle temasa geçemiyor olmak ve Batman’in ölüm anındaki ezikliği olarak sıralayabilirim. Tabi birde demin dediğim gibi kurşunların zırhımızda hiç bir izi olmazken nasıl olurda ölüyoruz anlamış değilim ama olsun. Elbette ki daha bir çok detay olumsuzluk bulmak mümkün ama oyundan bu kadar zevk almışken bunu yapmak haksızlık olur diye düşündüm. Benim genel fikrim Batman: Arkham Asylum oynamaya değer bir oyun. Batman: Arkham Asylum’u oynamakta düşüncelerimi sizlerle paylaşmakta güzeldi. Hoşçakalın, Bizimle kalın



UTP



Genel : 93



Grafik : 93



Ses : 90



Eğlence : 93